Yavaşlamak Neden Bu Kadar Zor?
Sürekli yetişmeye çalışırken kendimizi duymayı unutabiliriz. Yavaşlamak bazen durmak değil, neye doğru gittiğimizi fark etmektir.
Yavaşlamak çoğumuz için yalnızca işleri daha sakin yapmak anlamına gelmez. Durduğumuzda duymaktan kaçtığımız düşüncelerle, yorgunluğumuzla ve ertelediğimiz ihtiyaçlarla karşılaşabiliriz.
Bu yüzden yoğunluk bazen yalnızca hayatın bir sonucu değil, kendimizden uzak kalmanın da bir yolu olabilir.
Değerimizi üretkenlikle ölçmek
Sürekli bir şey yapmadığımızda kendimizi yetersiz hissediyorsak, dinlenmek suçluluk duygusu yaratabilir. Oysa insanın değeri tamamladığı işler, verdiği hizmetler veya herkese yetişebilmesiyle ölçülmez.
Yavaşlamak vazgeçmek değildir
Yavaşlamak, sorumluluklardan kaçmak ya da hedeflerden vazgeçmek değildir. Tam tersine, nereye gittiğimizi ve bu yolun bize ne yaptığını fark edecek kadar kendimize yaklaşmaktır.
Bazen hayatın hızını değil, kendimize karşı taşıdığımız baskıyı azaltmaya ihtiyacımız vardır.
Kendinize küçük bir boşluk açın
Gününüzde birkaç dakikalık sessiz bir alan oluşturun. Telefonu bırakın, hiçbir şeyi çözmeye çalışmadan yalnızca bedeninizi ve duygunuzu fark edin.
Kendinize şu soruyu sorun: Şu anda gerçekten neye ihtiyacım var?
Belki cevabınız hemen gelmez. Fakat kendinizi duymaya ayırdığınız her küçük an, hayatın içinde kaybolmak yerine onunla daha bilinçli bir ilişki kurmanıza yardımcı olur.